apiterapi.uzerine.co..


Haber bülteni üyeliği



Ziyaret Bilgileri

[ Pzt, 22 Eyl 2014 ]
Toplam 26 ziyaret
18 benzersiz ziyaretçi

apiterapi » apiterapi.uzerine.com
 

Arı Ürünleri Sağlık Saçıyor

Son yıllarda dünyada 'apiterapi' adı verilen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri hızlı bir gelişme göstermeye başladı. Arıcılık faaliyetlerinden elde edilen bal, polen, propolis, arı sütü, arı zehri gibi ürünler halk arasında birçok hastalıklara karşı tedavi amacıyla kullanılıyor. Bal, prpolis, ari sütü mükemmel bir antibakteriyel özelliğe sahip olarek gösterilirken, arı zehrinin antiromatizmal özelliği olduğu, polenlerin ise immünolojik hastalıkların tedavisinde kullanıldığı belirtiliyor.

Zengin bir bitki gen kaynağına sahip olan ülkemizin tüm bölgeleri arıcılık yapmak için uygun bir ekolojik yapıda bulunuyor. Arı gen merkezlerinden biri sayılan Türkiye, 4.2 milyon koloni arı varlığı, 67 bin ton bal ve 3 bin 500 ton bal mumu üretiminin yanı sıra 11 milyon dolar değerinde arıcılık ürünü dış satımı ile arıcılığın güçlü olduğu ülkeler arasında yer alıyor.

Arıcılık faaliyetleri sonucu elde edilen ürünlerin tedavi amacıyla kullanılmasının çok eski zamanlara dayanmakla birlikte bu konuda araştırmaların yapılması ve apiterapi merkezlerinin kurulmasının günümüzde çok güncel olduğunu belirten Çukurova Ünivertesi Ziraat Fakültesi Öğretim üyesi Prof.Dr. Osman Kaftanoglu, özellikle 'apiterapi' adı verilen arı ürünleri ile tedavi yöntemlerinin hızlı bir gelişme gösterdiğini, ülkemizde ise arı ürünlerinin sağlığa faydalı olduğunun bilinmekle birlikte bu ürünlerin tıbbi özellikleriyle ilgili yeterli araştırmalar yapılmadığını söyledi.

Bal, polen, propolis, arı sütü, arı zehiri gibi arıcılık ürünlerinin çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığını ifade eden Kaftanoğlu, "Bu ürünlerden propolis mükemmel antibiyotik olarak, arı sütü, zengin enerji, besin ve hormon kaynağı olarak bilinmekte ve besleyici değeri yüksek olan bal ve polen de yine bir grup hastalık ve enfeksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır." dedi.

Elde Edilen Ürünlerin Sağlık Açısından Faydaları

Bal: Temel besin maddesi ve enerji kaynağı olarak kullanılmasının yanı sıra insan sağlığı bakımından da önem taşımakta ve çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Sulandırılmamış balın asitliği antibakteriyeldir. Mide ve bağırsaklar üzerinde iyileştirici etkisi olan bal, yara ve yanıkların tedavisinde, kronik sindirim sistemi hastalıklarından özellikle peptik ülser ve hazımsızlığa, duodenal ülsere, çocuklarda ise bakteriyel gastroenteritise karşı etkili bir şekilde tedavi amacıyla kullanılmaktadır.

Klinik araştırmalarda ise gözde, katarakt hastalığına, konjiktivit ve çeşitli kornea rahatsızlıklarına karşı, direkt gözün içine uygulanarak kullanılan balın şeker hastaları için ise şekerli bir üründen daha iyi olduğu belirtiliyor. Böbrek fonksiyonlarını düzenleyici, uykusuzluğu giderici, ateş düşürücü etkileri bulunan bal kalp, dolaşım sistemi hastalıkları, karaciğer rahatsızlıklarına karşı da kullanılıyor.

Balmumu: Arıcılık sektöründe temel petek yapımında, marangozculukta ağaçtan yapılmış eşyaların parlatılmasında, parke verniği yapımında ve boya endüstrisinde, ışık kaynağı olan mum üretiminde, parfümeri endüstrisinde, kozmetikte kullanılmasının yanı sıra insan sağlığı açısından çeşitli merhem türü ilaçların, kremlerin yapımında bal mumu kullanılmaktadır.

Polen:Arıların büyüyüp gelişmelerini tamamlamaları, salgı bezlerinin gelişmesi için gerekli olan başlıca protein kaynağıdır. Polen insan beslenmesi için çok büyük bir öneme sahiptir. Büyümeyi hızlandırma, yorgunluğu giderme, kansızlığı önleme, metabolizmayı düzenleme özelliğinin yanı sıra polen, polen alerjisi olan kişilerin tedavisinde, prostat karaciğer, hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Arı zehiri: Arılarda zehir torbasına bir kanal ile bağlanan asit ve alkali salgı bezlerinde üretilerek zehir torbasında depolanır. Avrupa'da uzun yıllar arı zehiri, eklem rahatsızlıklarında, romatizmal hastalıklarda, gribal enfeksiyonlarda ve ortopedik hastalıklara karşı kullanılmakta, iltihap kurutucu ve analjezik (ağrı kesici) etkileri bulunmakta, epilepsiye, bazı kanser çeşitlerine, boğaz enfeksiyonlarına, migrene, ülsere, astıma kullanılmaktadır.

Amerikan Apiterapi Birliği, doku sertleşmesi, deri veremi, kronik yorgunluk sendromu, yara izi, deri kanseri, ekzema gibi hastalıkların tedavisinin arı zehiri ile yapıldığını bildirmiştir.

Arı sütü: En fazla bronş astımı, damar sertliği, mide ve bağırsak hastalıkları, romatizma hastalıkları tedavisinin yanı sara yüksek tansiyonu önleyici, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarını düzenleyici özellikleri vardır. Zihinsel ve bedensel yorgunlukların giderilmesine karşı ve ciltteki kırışıklık ve sivilcelere karşı da etkili şekilde kullanılmaktadır.

Propolis: Gram pozitif bakterilere karşı antibakteriyel etkiye sahiptir. Spreyleri solunum yoluyla alındığında romatizmaya ve astıma iyi gelmekte, gut hastalığının tedavisinde ve sinirleri yatıştırmada kullanılmakta, doku yenilenmesini sağlamakta ve kötü huylu tümör hücrelerinin gelişimini engellemektedir.

Ekspres, 03.08.2003, Sayfa:2

KADIN AİLE

25.11.2004  PERŞEMBE

http://www.zaman.com.tr/?hn=115135&bl=kadinaile&trh=20041125


Balın dışında, arısütü, polen gibi ürünleri bilmiyoruz

Ülkemizde balın dışındaki arı ürünlerini kullanma oranı gelişmiş ülkelere göre çok az. Halbuki ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılan arı ürünlerinin birçok faydası var.

Ülkemiz, arıcılık ve arı ürünleri üretimi açısından büyük imkanlara sahip olmasına rağmen bal dışındaki arı ürünleri fazla bilinmiyor. Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Banu Yücel, gelişmiş ülkelerde arısütü, polen, bal, balmumu, arı zehiri ve propolis gibi arı ürünlerinin tıp, kozmetik ve ilaç sektörlerinde kullanıldığını söyledi.

Balarısının ürünleri olan arısütü, polen, bal, arı ekmeği ve arı zehirinin değişik oran ve bileşimlerle hazırlanarak hastalıkların tedavisinde kullanılmasına tıp dilinde "apiterapi" adı veriliyor. Yard. Doç. Dr. Yücel, "Çin ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinde, hastalıkları sadece arı ürünleriyle tedavi eden apiterapi merkezleri bulunmaktadır." diye konuştu. Bal, kan şekeri seviyesini yükseltmek için en uygun besin maddesi. Bal, aynı zamanda iyi bir enerji kaynağı. Koyu renk ballar, açık renk ballara göre daha fazla mineral madde içeriyor. Banu Yücel, kansızlığı olan kişilerin koyu renkli balları yemesini önerirken, bu balların düzenli olarak yenmesinin kandaki hemoglobini yükselttiğini ifade etti.

Bal, yapısındaki enzimler sebebiyle mikropları öldürücü bir özelliğe sahip. Ağız, boğaz ve bronş enfeksiyonlarıyla mide ülseri tedavisinde iyileştirici etkisi de var. Bunun yanı sıra balın yorgunluk giderici özellik taşıdığı, sinirleri teskin edici nitelikte olduğu da belirtiliyor. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve nekahet dönemindeki hastaların çabuk toparlanmasına yardımcı olduğu da biliniyor. Can Ercan, İzmir

Polen

Polen, kronik prostat hastalığı tedavisinde olumlu sonuçlar vermekte, prostat hücrelerinin büyümesini engellemektedir. Polenli tedaviye, hastaların yüzde 92'si olumlu cevap veriyor.

Arı zehiri

Arı zehiri tıpta romatizma, bel ve adale ağrısı, eklem ve sinir iltihaplarının tedavisinde kullanılıyor. Kuvvetli bir antibiyotik olan arı zehirinden, apitoksin adı verilen tabletler yapılmakta. Arı zehiri, atardamarlardaki kan akışının hızını değiştirmekte, kanı sulandırmakta ve pıhtılaşmayı önlemektedir. Bu da kalp hastalığı ve yüksek tansiyon riskini azaltmaktadır.

Arısütü

Arısütü, birçok ülkede onarıcı ve tedavi edici özelliklerinden dolayı diyet ve kozmetik amaçlarla ticari bir madde olarak üretilmekte ve kullanılmaktadır. Araştırmalar, arısütünün atardamarların iltihabı, karaciğer yağlanması, iltihaplı eklem hastalıkları, yorgunluk, zayıflık ve kuvvetsizlik hallerinde tedavi edici özelliği bulunduğunu göstermiştir. Arısütü biyolojik dayanıklılığı artırıcı, iştah açıcı ve zindelik kazandırıcı özelliklere sahiptir.

25.11.2004

Arı ürünleri sağlık dağıtıyor

http://www.zaman.com.tr/2003/08/03/akdeniz/butun.htm#zaman

Son yıllarda dünyada ?apiterapi ?adı verilen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri hızlı bir gelişme göstermeye başladı.

Arıcılık faaliyetlerinden elde edilen bal, polen, propolis, arı sütü, arı zehri gibi ürünler halk arasında birçok hastalıklara karşı tedavi amacıyla kullanılıyor. Bal, propolis, ari sütü mükemmel bir antibakteriyel özelliğe sahip olarek gösterilirken, arı zehrinin antiromatizmal özelliği olduğu, polenlerin ise immünolojik hastalıkların tedavisinde kullanıldığı belirtiliyor.

Zengin bir bitki gen kaynağına sahip olan ülkemizin tüm bölgeleri arıcılık yapmak için uygun bir ekolojik yapıda bulunuyor. Arı gen merkezlerinden biri sayılan Türkiye, 4.2 milyon koloni arı varlığı, 67 bin ton bal ve 3 bin 500 ton bal mumu üretiminin yanı sıra 11 milyon dolar değerinde arıcılık ürünü dış satımı ile arılığın güçlü olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Arıcılık faaliyetleri sonucu elde edilen ürünlerin tedavi amacıyla kullanılmasının çok eski zamanlara dayanmakla birlikte bu konuda araştırmaların yapılması ve apiterapi merkezlerinin kurulmasının günümüzde çok güncel olduğunu belirten Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Kaftanoğlu, özellikle Çin'de ?apiterapi' adı verilen arı ürünleri ile tedavi yöntemlerinin hızlı bir gelişme gösterdiğini, ülkemizde ise arı ürünlerinin sağlığa faydalı olduğunun bilinmekle birlikte bu ürünlerin tıbbi özellikleriyle ilgili yeterli araştırmalar yapılmadığını söyledi. Bal, polen, propolis, arı sütü, arı zehiri gibi arıcılık ürünlerinin çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığını ifade eden Kaftanoğlu, "Bu ürünlerden propolis mükemmel antibiyotik olarak, arı sütü, zengin enerji, besin ve hormon kaynağı olarak bilinmekte ve besleyici değeri yüksek olan bal ve polen de yine bir grup hastalık ve enfeksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır." dedi. Osman Balcı, Adana

03.08.2003

id=153050şam  



ARI ÜRÜNLERİ BİNBİR DERDE DEVA...

Suda eriyebilme özelliğinde olan arı sütünün yapısında protein, lipid, karbonhidrat, kül, fosfor, sodyum, kalsiyum, magnezyum, polen ve birçok vitaminin bulunduğunu açıklayan Yrd. Doç. Dr. Yücel, şöyle konuştu..
23 Kasım 2004 Salı 11:43

İZMİR - Türkiye'nin arıcılık ve arı ürünleri üretimi açısından büyük olanaklara sahip olmasına karşın, bal dışındaki arı ürünlerinin fazla bilinmediğini belirten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Banu Yücel, 'Arıcılığı gelişmiş ülkelerde ise arı sütü, polen, bal, balmumu, arı zehri, propolis gibi arı ürünleri; tıp, kozmetik, ilaç sektörlerinde kullanılmakta ve her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır' dedi.

Bal arısının ürünleri olan arı sütü, polen, bal, arı ekmeği, arı zehrinin değişik oran ve bileşimlerle hazırlanarak hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanılmasına tıp dilinde 'apiterapi' adı verildiğini açıklayan Yrd. Doç. Dr. Yücel, 'Çin ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinde, hastalıkları sadece arı ürünleriyle tedavi eden apiterapi merkezleri bulunmaktadır. Ülkemizde ise henüz arı ürünleri ile tedavi merkezleri bulunmamaktadır' diye konuştu.

Balın, kan şekeri düzeyini yükseltmek için en uygun besin maddesi olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Yücel, şöyle devam etti:

'İçerdiği glukoz ve fruktoz basit şekerler olup, sindirim sırasında parçalanmadan kana karışmakta, dolayısıyla kan şekerini çabuk yükseltmektedir. Bu da balın çok iyi bir enerji kaynağı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Koyu renk ballar, açık renk ballara göre daha fazla mineral madde içermektedir. Dolayısıyla kansızlık sorunu olan kişilerin bu tip balları tüketmesi önerilmektedir. Yapılan araştırmalar, düzenli olarak bu balların tüketilmesinin kandaki hemoglobin düzeyini yükselttiğini ortaya koymaktadır. Balın yapısındaki enzimler nedeniyle mikropları öldürücü özellik taşıdığı saptanmış ve ağız, boğaz ve bronş enfeksiyonları ile mide ülseri tedavisinde iyileştirici etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra balın, yorgunluk giderici özellik taşıdığı, sinirleri teskin edici nitelikte olduğu da belirtilmektedir. Bütün bunlara ek olarak bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve nekahat dönemindeki hastaların çabuk toparlanmasına yardımcı olduğu da belirlenmiştir.'

ARI SÜTÜ ŞİFA KAYNAĞI

Suda eriyebilme özelliğinde olan arı sütünün yapısında protein, lipid, karbonhidrat, kül, fosfor, sodyum, kalsiyum, magnezyum, polen ve birçok vitaminin bulunduğunu açıklayan Yrd. Doç. Dr. Yücel, şöyle konuştu:

'Arı sütü, birçok ülkede onarıcı ve tedavi edici özelliklerinden dolayı diyet ve kozmetik amaçlar için, ticari bir madde olarak üretilmekte ve kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar arı sütünün, atar damarların iltihabı, karaciğer yağlanması, iltihaplı eklem hastalıkları, yorgunluk, zayıflık ve kuvvetsizlik hallerinde tedavi edici özelliği bulunduğu belirtilmektedir. Arı sütü biyolojik dayanıklılığı arttırıcı, iştah arttırıcı, zindelik kazandırıcı özelliklere sahiptir. Araştırmacılar arı sütünün kandaki kolesterol düzeyini düşürücü ve damar genişletici etkileri olduğunu bildirmektedirler. Arı sütü düzenli kullanıldığında, kanda total yağ ve kolesterol düzeylerini düşürmektedir. Yapılan araştırmalarda, arı sütünün şeker hastalarında kan şekerini düşürdüğü saptanmıştır. Ayrıca arı sütü görme bozukluklarında son derece olumlu sonuçlar vermekte ve görme yeteneğini arttırmaktadır.'

Polenin tıpta yaygın kullanım alanı bulduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Yücel, 'Polen, kronik prostat hastalığı tedavisinde olumlu sonuçlar vermektedir. Prostat hücrelerinin büyümesini engellemektedir. Polen ekstreleri ile tedavide hastaların yüzde 92'sinin tedaviye olumlu cevap verdiği saptanmıştır' dedi.

Arı zehrinin ise tıpta romatizma, bel ve adale ağrısı, eklem ve sinir iltihaplarının tedavisinde kullanıldığını açıklayan Yrd. Doç. Dr. Yücel, 'Kuvvetli bir antibiyotik olan arı zehrinden apitoksin adı verilen tabletler yapılmaktadır. Arı zehri, atardamarlardaki kan akışının hızını değiştirmekte, kanı sulandırmakta ve pıhtılaşmayı önlemektedir. Bu da kalp hastalığı ve yüksek tansiyon riskini azaltmaktadır' diye konuştu.

Dünyada arı ürünlerine yönelik pek çok tıbbi araştırma olmasına karşın, ülkemizde bu konu ile ilgili tıbbi çalışmaların son derece sınırlı kaldığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Yücel, 'Günümüzde giderek doğal ürünlerle beslenme ve yaşamın her alanında doğal ürünlerden daha fazla yararlanma düşüncesi artarken, ülkemizde de arı ürünlerinin üretimi, tüketimi ve tıpta kullanımı konularına daha fazla önem verilmesi gerekmektedir' şeklinde konuştu.

http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=153050

Apiterapi http://www.ekoses.com/ekolojikyasamportali/bpg/publication_view.asp?iabspos=1&vjob=vdocid,147184

Apiterapi

Arıcılıktan sağlanan bal, polen, arı sütü, propolis, arı zehiri ve bal mumu insan yaşamı ve sağlığı açısından son derece önemli ürünlerdir. Her geçen gün sonuçlanan araştırmalar toplumların dikkatini bu konu üzerine çekmekte ve özellikle uzak doğu ülkelerinde başlayan ve dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri hızla yaygınlaşmaktadırApiterapi olarak adlandırılan ve yalnızca arı ürünleri kullanılarak yapılan bu tedavi yöntemlerinin uygulandığı Apiterapi merkezleri hızla yayılmaktadır. Burada görev yapan araştırıcıların tıp alanında elde ettikleri sonuçlar çoğu kez şaşırtıcı boyutlara ulaşmaktadır. Dünyanın her tarafından 100'ün üzerinde bilim adamının katılımı ile İsrail'de 26-30 Mayıs 1996' da gerçekleşen "Arı ürünleri, Özellikleri ,Uygulanmaları ve Apiterapi" konulu konferansta konular kapsamlı olarak ele alınmış ve tartışılmıştır. Bunun dışında çeşitli arıcılık ve tıp kongre ve seminerlerinde zaman zaman ilginç bildirilerle karşılaşılmaktadır. Günümüze değin yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlara göre arı ürünlerinin insan yaşamı ve sağlığı açısından önemleri site içerisinde bölümler halinde sunulmuştur.

Arı ürünleri içerisinde bütün dünyada daha yaygın olarak kullanılan arı sütü, polen ve balın satışı yapılmaktadır. Her üç ürün bir arada kullanıldığında etkileri son derece yükseldiğinden tüketiciye her üç ürünü birlikte kullanmaları önerilmektedir.

Günümüze değin bütün dünyada yürütülen çalışmalarda elde edilen sonuçlar değerlendirilerek tüketiciye bire bir hizmet verilmekte ve her türlü bilgi gereksinimi diledikleri bütün iletişim yöntemleri ile kendilerine kazandırılmakta ürün talepleri adreslerine gönderilmektedir.

Apiterapi amacıyla kullanılacak üç ürün birlikte değerlendirildiğinde organizma üzerinde son derece yararlı etkilerde bulunmaktadır. Genel olarak arı sütünün etkisi biyolojik aktiviteyi artırmak ve olumsuz etkileri ortadan kaldırarak motivasyonu sağlamak,polen ve balın etkileri ise bu işlemler sırasında gerekli hammaddeyi vücuda kazandırmak şeklinde tanımlanabilir. Bu amaçla kullanım alanları ve etkileri ortak değerlendirilmelidir.Her üç ürünün ortak olarak;

-Hücre üretimi ve yenilenmesi üzerinde etkili olduklarından organizmayı gençleştirir ve hücre metabolizmasını düzenleyerek organ ve sistemlerin daha fonksiyonel çalışmasını sağlarlar. Hücre üretimine olan etkileri nedeniyle de kan üretimini hızlandırarak kansızlığa ve bağışıklık sistemini artırarak bütün hastalıklara karşı vücudun savunmasını güçlendirirler.

-Gelişme ilgili bütün sorunlarda etkili olarak organizmanın sağlıklı gelişimini sağlarlar. Bu özellikleri ile yetersiz bedensel gelişime yararı olduğu gibi aşırı kilo alma sorunlarını da giderici etkiye sahiptir.

-Kan basıncını ayarlama özelliği ile düşük ve yüksek tansiyonda, damar sertliğini gidermede ve kan yağları olan kolesterol ve trigliserid düzeyinin düşürülmesinde etkilidir.

-Sinir hücrelerinin motivasyonunu sağlaması nedeniyle stres ve depresyon durumlarında, zeka gelişiminde ve zihinsel fonksiyonlarının artırılmasında, MS vs gibi çeşitli sinir sistemi rahatsızlıklarında, kemik gelişimde, çeşitli organ ve sistemlerin fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli derecede etkilere sahiptir.

-Cinsel ve üreme ile ilgili faaliyetlerin düzenlenmesinde ve etkinliğin artırılmasında,

-Enzim ve hormon dengesinin sağlanmasında ve bu yönü ile uzun sürede diyabetin tedavisinde,

-Sindirim sistemi rahatsızlıkları  ve metabolik faaliyetlerin düzenlenmesinde,

-Yaşlanmayla ilgili cilt problemleri, saç dökülmesi, halsizlik, bitkinlik, uykusuzluk ve akla gelebilecek her türlü sağlık probleminin çözümünde etkili sonuçlar vermektedir.

*** Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu'nun modern arıcılık teknikleri isimli kitabından alınmıştır.


MKÜ Ziraat Fakültesi Dergisi 5 (1-2): 139-148, 2000.

Ari Ürünleri ve Insan Sagligi Açisindan Önemi

Nuray SAHINLER

M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Antakya / HATAY

Özet

Son yillarda dünyada "Apiterapi " adi verilen ari ürünleri ile tedavi yöntemleri hizli

bir gelisme göstermistir. Aricilik aktivitelerinden elde edilen ürünler; bal,polen, propolis, ari

sütü, ari zehiri gibi ürünlerdir. Bu ürünler halk arasinda birçok hastaliklara karsi tedavi

amaciyla kullanilmaktadir. Bal, propolis, ari sütü mükemmel bir antibakteriyel özellige sahiptir.

Ari zehirinin antiromatizmal özelligi

bulunmakta, polen immünolojik hastaliklarin

tedavisinde kullanilmaktadir.

Anahtar Kelimeler: Bal, polen, ari sütü, propolis, ari zehiri, tedavi yöntemleri.

Giris

Zengin bitki gen kaynagina sahip olan ülkemizin tümbölgeleri aricilik yapmak için

uygun bir ekolojik yapiya sahip bulunmaktadir. Ari gen merkezlerinden biri sayilan Türkiye

4.2 milyon koloni varligi 67 bin ton bal ve 3500 ton bal mumu üretimi ve 11.0 milyon dolar

degerinde aricilik ürünü dis satimi ile sayili ülkeler arasinda bulunmaktadir (Firatli ve ark.

2000)

Aricilik faaliyetleri sonucu, insan sagligi açisindan çok önemli ürünler

üretilmektedir. Aricilik ürünlerinin tedavi amaciyla kullanilmasi çok eski zamanlara

dayanmakla birlikte, bu konuda arastirmalarin yapilmasi ve apiterapi merkezlerinin

kurulmasiyla günümüzde de güncelligini korumaktadir. Son yillarda dünyada özellikle

Çin'de "Apiterapi" adi verilen ari ürünleri ile tedavi yöntemleri hizli bir gelisme göstermistir.

Ülkemizde ise ari ürünlerinin sagliga faydali oldugu bilinmekle birlikte bu ürünlerin tibbi

özellikleriyle ilgili yeterli arastirmalar yapilmamaktadir. Bal, polen, propolis, arisütü, ari

zehiri gibi aricilik ürünleri çesitli hastaliklarin tedavisinde kullanilmaktadir. Bu ürünlerden

propolis mükemmel antibiyotik olarak, arisütü, zengin enerji besin ve hormon kaynagi

olarak bilinmekte ve besleyici degeri yüksek olan bal ve polen de yine bir grup

hastalik ve enfeksiyonlarin tedavisinde kullanilmaktadir.

Bal

Bal "bitkilerin çiçeklerinde bulunan nektarlarin veya bitkilerin canli kisimlariyla bazi

es kanatli böceklerin salgiladiklari tatli maddelerin bal arilari tarafindan toplanmasi,

vücutlarinda bilesimlerinin degistirilip petek gözlerine depo edilmesi ve buralarda

olgunlasmasi sonucunda meydana gelen koyu kivamda tatli bir üründür", seklinde

tanimlanmaktadir (Anonim 1990 ).

Balin rengi, açik saridan koyu esmere kadar degisiklik göstermektedir. Bunun

yaninda koyu renkli ballarin açik renkli ballardan daha fazla mineral madde içerigine sahip

asidik yapida olup bilesimi alindigi kaynagin cinsine, üretim dönemine ve üretim yöntemine

göre farklilik gösterebilir (Genç 1993; White 1984). ABD'de 490 bal örnegi üzerinde yapilan

analiz sonucunda süzme balin bilesimi çizelge 1'de verilmistir. Çizelge 1 incelendiginde %

79.59 oraninda sekerler, % 0.57 oraninda asitler, % 0.26 oraninda protein, % 0.17 oraninda

mineral maddeler ve % 2.21 oraninda seker alkolleri, tanninler, asetil kolin, enzimler,

vitaminler pigment, aroma ve tat maddeleri bulundugu görülmektedir (White 1984) .

Bal temel olarak besin maddesi ve enerji kaynagi olarak kullanilmakta bunun yani

sira insan sagligi bakimindan da önem tasimakta

çesitli hastaliklarin tedavisinde

kullanilmaktadir (Schmidt 1997). Bazi bakteri türlerinin büyümesi için optimum pH' nin 7.2-7.4

arasinda olmasi gereklidir. Minimum düzeyde ise Escherichia coli 'nin gelismesi için pH'

nin 4.3; Salmonella sp. 'nin, 4.0; Streptococcus pyogenes 'in 4.5 olmasi gereklidir. Bundan

dolayi, sulandirilmamis balin asitligi önemli bir antibakter¦iyel faktördür (Molan 1997). Balin

mide ve bagirsaklar üzerine olan iyilestirici etkisi bugün çogu kimse tarafindan kabul

edilmektedir. Bal yara ve yaniklarin tedavisinde kullanilmakta (Postmes ve ark. 1997), yara

ve yaniklarin tedavisinde kullanilan krem ve antibiyotiklerin, yara izi ve yara kabugu gibi

olumsuz etkileri bulunmakta, bal kullanilmasiyla bu olumsuz etkiler görülmemekte ve

yaniklara karsi kullanilan silver sulfadiazine yerine bal kullanilmaiyla iyilesme daha kisa bir

süre içinde gerçeklesmektedir (Schmidt 1997).

Çizelge 1. Süzme Balin Bilesimi

Table 1: Composition of the honey.

Bilesime

Giren

Maddeler

(Component)

Oran (%) (Rate)

Su (Water)

17.20

Sekerler (Sugars)

79.59

Asitler (Acids)

0.57

Protein (N*6.25) Protein

0.26

Min. Maddeler ( Minerals)

0.17

Diger Bilesikler (Others)

2.21

Kaynak:White 1984

Bal kronik sindirim sistemi hastaliklarindan özellikle peptik ülser ve hazimsizliga

(Al Somai ve ark. 1994; Schmidt 1997; Molan 1997), duodenal ülsere (Salem 1981; Haffejeei

ve Moosa 1985) çocuklarda ise bakteriyel gastroenteritis'e karsi etkili bir sekilde tedavi

amaciyla kullanilmaktadir (Haffejeei ve Moosa 1985).

Bal antibakteriyel özelligi ile agiz, bogaz ve brons enfeksiyonlarina karsi

kullanilmaktadir (Krell 1996). Bunlarin yaninda bal cildi besleyici ve nemlendirici krem olarak

çesitli ülser, yara ve yaniklara karsi ilaç olarak kullanilmaktadir (Hutton 1996; Armon 1980;

Dumronglert 1983).

Tibbi bitki ekstraktlariyla beslenen bal arisi kolonilerinden elde edilen ballarin,

lârenjite, üst solunum yollari enfeksiyonlarina, kronik ülser ve yaralara karsi kullanildigi

belirtilmektedir (Rosenblat ve ark. 1997).

Klinik arastirmalarda ise gözde, katarakt hastaligina, konjiktivit ve çesitli kornea

rahatsizliklarina karsi, direkt gözün içine uygulanarak kullanildigi bildirilmektedir (Krell 1996).

Balin seker hastalari için uygun oldugu bilinir ancak bal yüksek seker içerigine

sahiptir. Bununla birlikte seker hastalari için sekerli bir üründen daha iyi oldugu bildirilmistir

(Katsilambros ve ark. 1988). Esit kaloriye sahip diger gidalarla bal karsilastirildiginda balin

daha az insülin içerdigi ancak tüketildikten kisa bir süre sonra kandaki seker oraninin ayni

veya biraz daha yüksek oldugu belirlenmistir. Bal ve ayni miktarda sukroz tüketimi

karsilastirildiginda kan seker oraninin bal tüketimiyle daha düsük oldugu belirlenmistir

(Shambough ve ark. 1990).

Böbrek fonksiyonlarini düzenleyici, uykusuzlugu giderici, ates düsürücü etkileri

bulunmakta, kalp, dolasim sistemi hasatliklari, karaciger rahatsizliklarina

karsi

kullanilmaktadir. Nekahet durumundaki hastalara % 20-40 balli su solüsyonu enjekte

edildikten sonra genel durumun iyilesdigi bildirilmektedir (Krell 1996).

Balin antifungal aktivitesinin de bulundugu, ancak birçok mantar türlerine karsi bu

aktivitenin test edilmedigi bildirilmektedir. Bunlarin yaninda, sigir ve keçilerde, sagmal

hayvanlarda görülen mastitise karsi balin kullanilmasiyla basarili sonuçlar alinmaktadir

(Molan 1997). Son yillarda ise travmatolojik hastaliklarin tedavisinde de balin kullanildigi

bildirilmektedir (Feraboli 1997).

Balmumu

Bal mumu isçi arilarin 12-18 günlük yas dönemlerinde 4, 5, 6 ve 7. abdominal

segmentlerdeki mum salgi bezlerinden salgilanan bir maddedir. Rengi salgilandigi anda beyaz

olmasina ragmen, daha sonra koyulasarak sariya veya kahverengine döner. Arilar bu

maddeyi yavru yetistirmek, bal ve polen depolamak üzere gerekli depo gözlerini örmek için

salgilarlar. Günümüzde peteklerin bali süzüldükten sonra geriye kalan örülmüs petek mumlari

eritilip yabanci maddelerden ayrilarak tekrar aricilikta kullanilmaktadir (Genç 1993; Schmidt

1997).

Çizelge 2. Balmumunun Kimyasal Yapisi.

Table 2.Composition of The Bees Wax.

Kimyasal Madde (Chemical Component)

Oran (%) Rate(%)

Monoesterler (Monoesters)

35

Diesterler (Diesters)

14

Triesterler (Triesters)

3

Hidroksi ester ve Poliester (Hydroxy & Poly esters)

12

Asit ester ve Poliester (Acids & poly esters)

3

UzunZincirliHidrokarbonlar (Long chained

hydrocarbons)

14

UzunZincirliYagAsitleri (Longchained fatty acids)

12

Kaynak: Schmidt 1997.

Balmumunun kimyasal yapisi çizelge 2' de verilmistir. Çizelgede görüldügü gibi,

balmumunda, degisik oranlarda, monoesterler, diesterler, triesterler, hidroksi ve poli esterler,

asit ve poliesterler, uzun zincirli hidrokarbonlar, ve uzun zincirli yag asitleri bulunmaktadir

(Schmidt 1997).

Bal mumu, aricilik sektöründe temel petek yapiminda, marangozculukta agaçtan

yapilmis esyalarin parlatilmasinda, parke vernigi yapiminda ve boya endüstrisinde çesitli

amaçlarla kullanilir. Küçük heykel ve biblo endüstrisinde, madeni kap ve sise kapaklarinin

yapiminda yine bal mumundan yararlanilir. Ayrica isik kaynagi olan mum üretiminde,

parfümeri endüstrisinde, kozmetikte dudak boyasi yapiminda kullanilir. Bunlarin yaninda

insan sagligi açisindan çesitli merhem türü ilaçlarin yapiminda, ayrica yüz kremlerinin

yapiminda ve disçilik alaninda da bal mumunun kullanildigi bildirilmektedir (Sönmez ve Atlan

1992; Schmidt 1997; Krell 1996).

Polen

Polen " Çiçekli bitkilerde, çiçeklerin erkek organlarinin (stamen) üst kisminda

bulunan anterlerin içindeki polen kesecikleri içerisinde yer alan erkek hücre tasiyan burusuk,

dikenli, yagli ve yapiskan yapida bal arisi tarafindan toplanan kurutulmus çiçek tozlaridir "

seklinde tanimlanmaktadir (Anonim,1989 a). Polen arilarin büyüyüp gelismelerini

tamamlamalari, salgi bezlerinin gelismesi için gerekli olan baslica protein kaynagidir. Polen

olmadigi takdirde koloninin yavru yetistirip hayatini devam ettirmesi imkansizdir (Schmidt

1997).

Polenin bilesimi, bitkisel kaynaklara ve üretim yöntemine göre farklilik arz

etmektedir. Schmidt (1997)'nin bildirisine göre, çizelge 3'de görüldügü gibi polenin

bilesiminde degisik oranlarda mineral maddeler, karbonhidratlar, protein ve lipitler

bulunmaktadir. Külün esas kompozisyonunu ise potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor

olusturur. Iz elementler olarak çinko, bakir, nikele rastlanir. Karbonhidratlar olarak

indirgenmis ve indirgenmeyen sekerler ile nisasta bulunur. Ayrica polenin yapisinda organik

asitler, serbest amino asitler, nükleik asitler, enzimler, tiamin, niasin, riboflavin, pridoksin,

pantotenat, folik asit, biotin bunlarin yaninda vitamin C, karoten, vitamin E ve gelisme

regülatörleri bulunmaktadir. Polen insan beslenmesi için çok büyük bir öneme sahiptir.

Büyümeyi hizlandirmakta, yorgunlugu gidermekte, kansizligi önlemekte, metabolizmayi

düzenleyici etkileri bulunmaktadir (Genç 1993; Schmidt 1997).

Çizelge 3.Polenin Kimyasal Yapisi.

Table 3. Chemical Composition of The Pollen.

Bilesen (Component)

Oran (Rate)

Bilesen (Component)

Oran (Rate)

Enerji (Energy)

2.46 kcal/g

Nikel (Nickel)

4.5 ppm

Protein (Protein)

23.7 %

Tiamin (Thiamin)

9.4 ppm

Karbonhidrat (Carbohydrate)

27 %

Niasin (Niacin)

157 ppm

Lipit (Lipid)

4.8 %

Riboflavin (Riboflavin)

18.6 ppm

Fosfor (Phosphorus)

0.53 %

Pridoksin (Pyridoxine)

9 ppm

Potasyum (Potassium)

0.58 %

Pantotenat (Pantothenate) 28 ppm

Sodyum (Sodium)

0.044 %

Folik Asit (Folic acid)

5.2 ppm

Kalsiyum (Calsium)

0.225 %

Biotin (Biotin)

0.32 ppm

Magnezyum

(

Magnesium)

0.148 %

VitaminC (Vitamin C)

350 ppm

Çinko (Zinc)

87 ppm

Karoten (Carotens)

95 ppm

Bakir (Copper)

14 ppm

Vitamin E (Vitamin E)

14 ppm

Demir (Iron)

140 ppm

Kaynak: Schmidt 1997.

Polen besin degeri bakimindan, diger tarimsal ürünlerle karsilastirilmis ve domates,

kabak, fasulye, elma, ekmek ve ete göre daha fazla oranda protein, Fe, tiamin, riboflavin,

niacin içerdigi bildirilmistir. (Schmidt 1997). Zengin besin madde içerigine sahip olan polenin,

buzagi, broiler ve domuz gibi bazi çiftlik hayvanlarinin rasyonlarina katilmasiyla canli

agirliklarinin arttigi belirtilmistir (Krell 1996).

Polen alerjisi, istahsizlik, bas agrisi, bulanti,kusma, karin agrisi,ishal,kasinti gibi

reaksiyonlarla kendini gösterir ve bazen anafilaktik sok da görülebilir. Polen, polen alerjisi

olan kisilerin tedavisinde büyük bir kaynak olarak (Schmidt 1997), tipta ayrica prostat

hastaliklarinin tedavisinde kullanilmaktadir ( Ask - Upmark 1967).

Polenin insan ve hayvanlari X isinlarinin zararli etkilerinden koruduguna dair bazi

bilimsel çalismalar da bulunmaktadir (Schmidt ve Buchmann 1992). Fareler üzerinde yapilan

bir çalismada polenin, karaciger hasatliklarina karsi iyilestirici bir etkiye sahip oldugu

bildirilmistir (Habib ve ark. 1995). Fareler üzerinde yapilan bir baska çalismada polenle

beslenmenin gebelik döneminde vücut agirliginda artis sagladigi, toplam protein ve

albüminde yükselmenin oldugu ve polenle beslenmeyenlere göre fetüste ölüm oraninin daha

düsük oldugu belirlenmistir (Xie ve Li 1994).

Ari zehiri

Ari zehiri "Arilarin zehir torbasinda olusan ve içerisinde baslica mellitin, apamin,

MCD- peptidi, histamin, hyaluronidaz, fosfolipaz- A2 bulunan , keskin kokulu, aci tadda,

sarimtirak renkte, sivi, hava ile temasinda çabuk kuruyup kristalize olan bir maddedir"

seklinde tanimlanmistir (Anonim 1989 c).

Ari zehiri, arilarda zehir torbasina bir kanal ile baglanan, asit ve alkali salgi

bezlerinde üretilerek zehir torbasinda depolanir. Bu salgi ari soktugu zaman igne

içerisindeki zehir kanalindan sokulan kimseye enjekte edilir. Yeni ergin hale gelmis bir

günlük arilarda bir miktar ari zehiri mevcut olmasina ragmen, bu dönemde ignenin henüz sert

olmamasi nedeniyle sokamazlar. Ikinci günden itibaren asit salgi bezinin aktivitesi artar ve 16-

19 günlük arilarda ari zehiri üretimi en yüksek seviyeye ulasir. Bir aridaki zehir miktari

mevsime ve arinin yapisina göre 0.05-0.3 µl/ari olacak sekilde degisiklik gösterir (Habermann

1972).

Çizelge 4. Ari Zehirinin Bilesimi.

Table 4. Composition of The Bee Venom.

Kimyasal Madde

(Chemical Component)

Oran (%)

Rate(%)

Kimyasal Madde

(Chemical Component)

Oran(%)

Rate(%)

Mellitin (Mellitin)

30-50

Hyaluronidase (Hyaluronidase)

2

Fosfolipaz A

(Phospholipase A)

10-20

MCD peptidi

(Mast Cell Degranulating Peptide)

2

Apamin (Apamine)

3

Histamin (Histamine)

<1

Kaynak: Schmidt,1997.

Ari zehirinin bilesimi çizelge 4'de verilmistir. Çizelgede de görüldügü gibi, ari

zehirinde, Mellitin, Fosfolipaz A,

Apamin, Hyaluronidase, MCD peptidi, Histamin

bulunmaktadir (Schmidt 1997). Avrupa'da uzun yillar ari zehiri, eklem rahatsizliklarinda ,

özellikle romatizmal hastaliklarda kullanilmaktadir (Genç 1993), ayrica gribal enfeksiyonlarda

ve ortopedik hastaliklara karsi kullanilmakta, iltihap kurutucu ve analjezik (agri kesici) etkileri

bulunmaktadir (Feraboli 1997).

Amerikan Apiterapi Birligi, günümüzde mafsal iltihabi (arterit), doku sertlesmesi,

deri veremi, yaslilarda görülen deri sertlesmesi, kronik yorgunluk sendromu, yara izi, deri

kanseri, ekzema gibi hastaliklarin tedavisinin ari zehiri ile yapildigini bildirmistir (Cherbuliez

1997). Ari zehiri temel olarak immünolojide, alerjik hastalarin tedavisinde, bunun yaninda

romatizmal hastaliklarda, gut hastaliginda, sclerosis 'de (doku sertlesmesi),

ayrica scleroderma (yaslilarda görülen deri sertlesmesi) ve astimi da kapsayan çesitli immünolojik

hastaliklarin tedavisinde de kullanilmaktadir (Schmidt 1997).

Bunlarin yaninda, ari zehiri, epilepsiye (Ziai ve Blume 1990), bir çok arthritis

çesitlerine, bazi kanser çesitlerine ve bogaz enfeksiyonlarina karsi (Anonim 1993) migrene,

kolesterole karsi (Kel'man 1960), sinüzite (Fotin ve Gelmedova 1981), kansere, ülsere, astima

(Krell 1996) tedavi amaciyla kullanilmaktadir.

Ari sütü

Ari sütü " 5 ila 15 günlük isçi arilarin alt çene (mandibular) ve bogaz

(hypopharyngeal) bezlerinin salgilarindan birisi olup ana ari gözlerine asilanan larvalarin

beslenmesine yarayan, ancak ana ari gözlerine asilama yapildiktan sonra 36-48 saat zarfinda

toplanan pelte kivaminda, kemik renginde, kendine has bir kokuya ve yakici bir tada sahip

gidadir" seklinde tanimlanmistir (Anonim 1989 b)

Arisütünün kompozisyonu , arilarin dogal beslenmesine, mevsime ve larvanin

yasina,üretim yöntemine göre degismektedir. Suda eriyen pH 'si 3-5 olan arisütünün

yapisinda proteinler, lipitler, karbonhidratlar bulunmaktadir (Çizelge 5). Dinçlik, zindelik

sagladigi, hücre yenilemesine katkida bulundugu düsüncesi nedeniyle, insanlar tarafindan

yaygin olarak tüketilen ari sütünün çok düsük miktarlarda, ptrein, neopterin,biopterin,

ksantopterin gibi biyolojik aktif maddeler ile hormonlar içerdigi bildirilmistir (Rembold ve

Dietz 1965).

Ari sütü en fazla brons astimi, damar sertligi, mide ve bagirsak hastaliklari,

romatizma gibi rahatsizliklarin tedavisinde kullanilmaktadir. Bunlarin yaninda yüksek

tansiyonu önleyici, böbrek ve idrar yolu rahatsizliklarini düzenleyici özellikleri vardir. Ari

sütü zihinsel ve bedensel yorgunluklarin giderilmesine karsi ve ciltteki kirisiklik ve sivilcelere

karsida etkili bir sekilde kullanilmaktadir (Anonim 1992). Ari sütünün kandaki kolesterol,

toplam lipit, fosfolipit, trigliserid, â -lipoprotein seviyelerini düsürmekte, tansiyon düsürücü

ve damar genisletici aktivitesi bulunmakta, insülin benzeri peptidleri içermesi nedeniyle

hipoglisemik (Kan sekerini düsürücü) ve immünolojik etkisi bulunmaktadir. Bunlarin

yaninda cilt ve saç hastaliklarindaki tedavi edici, cinsel fonksiyonlari düzenleyici etkileri

bulunmakta ve hücre onarici ve gençlestirici etkilere sahip bulunmaktadir ( Meydanoglu

1985).

Çizelge 5. Ari Sütünün Bilesimi

Table 5.Composition Of The Royal Jelly.

Bilesen / Component

(%)

Bilesen / Component

(%)

Su ( Water)

68.43

Amino Asitler(Amino Acids)

Mg/100g

Kuru Madde (Dry matter)

31.57

Sistin (Cysteine)

----

Protein (Proteins)

14.01

Valin (Valine)

573

Asitlik (Acidity) (ml/100 g)


Yorumlar (1)
Paylaşımınız için teşekkürler.
Nursa tarafından | Cum, 23 Ağu 2013 12:39:25 tarihinde yazıldı.





Editör Bilgileri


Editöre Ulaşın

En Son Güncellenenler

uyku
kazimkoyuncu
peyzaj
ahmedarif
apiterapi
cahitsitkitaranci
disci

Uzerine.com Copyright © 2005 Uzerine.com
uzerine.com Ana Sayfa | Gizlilik Sözleşmesi | Üye Girişi